İletişim Formu

 

Eşcinsellik Doğuştan Mı Yoksa Sonradan Mı Kazanılır ?

Bildiğiniz üzere facebook adresim üzerinden 9 Ağustos Perşembe - 11 Ağustos Cumartesi günleri arasında "Eşcinsellik Doğuştan Mı Yoksa Sonradan Mı Kazanılır ?" konulu bir araştırma başlattık. Öncelikle neden böyle bir araştırma yapmak istediğimi yazayım. Pek çok arkadaşımız bu konuda "ön yargılı" olarak ve sadece kendi hayatından yola çıkarak tartışmaya yaklaşmaktaydı. Ayrıca sürekli tartışmalarda öne sürülen kanıtlayıcı argüman olarak hetero bireylerin yapmış olduğu araştırmaları örnek göstermekteydiler. Madem öyle dedim, bu hayatı yaşayan bizler olduğuumuza göre neden kendi çapımızda bir araştırma yapmayalım ? Ortaya çıkan çarpıcı sonuçlar ve dikkat çeken sebepleri açıklıyorum. Önce rakamlarla oluşturduğum grafik ve tablolara göz atalım ;






Verilmiş olan yorumlara geçmeden önce şunu belirtmek istiyorum. Arkadaşlar burada sadece ortak yorumları aldım. Alırken de uzun bölümleri kesmek durumunda kaldım ki yazı çok fazla uzun olmasın. Hoş yine de epeyce uzun oldu. Yani demem o ki, niye benim yorumum yok diye kızmayın. İlla ki benzer başka bir yorumu yazmışımdır. Hadi yorumlara geçelim :

Nasıl Kazanıldığı Konusunda Emin Olmayanların Ortak Yorumları ;

  • Emin olmayan arkadaşlardan gözlemlediğim tek ortak nokta var. O da Allah korkusuyla net bir cevap vermekten kaçınmalarıydı. Ancak yine de bunun bir imtihan olduğununda hem fikirler. İleri seviye bu hayatı yaşamanın günah olmasından korkuyorlar.

Eşcinselliğin Sonradan Kazanıldığını Savunanların Ortak Yorumları ;
  • Eşcinsel olarak doğma fikri Yaratıcı'nın kuluna haksızlık yapması olacağını düşündüğüm için kabul etmek istemiyorum.
  • Annenin, aile içerisinde babadan daha baskın olması durumu, aile içerisinde baba figürünün olmayışı (  babanın vefat etmesi veya babadan ayrı yaşamak ).
  • Annem ve 4 ablamla beraber büyüdüm. Bunun bir sonucu olarak onlara özeniyordum ve ağır bir psikolojik baskıyla bu duruma geldim.
  • Kadın doğum haplarının eşcinsel çocukların doğumuna sebebiyet verdiğini bilimsel olarak bir araştırmada okumuştum. Bu durumda eşcinsellik doğuştan gelen bir şey değil çevresel faktörlerle değişmektedir.
  • Kendim, ilkokul ve lise çağlarında eşcinsel kesinlikle değildim. Hatta arkadaşlarımın yaptığı eşcinsel şakalar bile midemi bulandırırdı. Kızlardan hoşlanmama rağmen kaderin bir oyunumudur bilemem kız arkadaşım olmuyordu. Uzun süre kız arkadaşım olmamasından dolayı erkeklere ilgi duymaya ve kızlardan soğumaya başladım. Şuanda kendimi Bisexual olarak tanımlıyorum.
  • Çok genç yaşlarda aşık olduğum bir kız arkadaşım vardı. Kıza henüz söylememiştim ama aşık olduğumu net olarak hatırlıyorum. Fakat devam eden günlerde kuzenimin cinsel tacizine maruz kaldım. Bundan dolayı kendisinden ve yaşadığım şeyden gerçek anlamda nefret ettim. Daha sonra nasıl oldu bilmiyorum ama bu nefret bir şekilde aşka dönüştü ve o olaydan sonra tamamen erkeklerden hoşlanmaya başladım.
  • Kutsal kitaplarda yasak olduğunu düşündüğüm bir olayın doğuştan gelemeyeceğini düşünüyorum. Zira yasak olan tüm şeyler insanın nefsiyle alakalıdır. Nefis de dünyaya gelişten sonra insanın iradesiyle ilgilidir. İnsanın yaradılış genlerinde sadece kadın ve erkek genleri vardır. Öyle programlanmıştır. Eşcinselliğin, insanların bu programa içsel ve dışsal uyarılarla müdahalesi olarak görüyorum.
  • Tam hatırlamasam da Nicolasi benzeri bir ismi olan ABD'nin önde gelen bir psikoloğunun eşcinselliğin tedavi edildiğini söylemektedir ve onun tezine göre aile yapısında bozukluk olmayan hiçbir birey eşcinsel olmaz. Mutlaka aile yapısında farkında olmasanız dahi bir kırılma mevcuttur. Ben de buna inanıyorum.

Eşcinselliğin Doğuştan Kazanıldığını Savunanların Ortak Yorumları ; 

  • Aile yapımla ilgili ben doğduğumdan bu yana en ufak bir olumsuz durum söz konusu değil. Gayet sağlıklı bir aile yapısı içerisinde büyüdüm. Buna rağmen Gay'im. Madem bu bir tercihse neden zor yolu seçeyim ?
  • Gerçekten bu sonradan oluşan bir durumsa, toplum bunu farklı karşıladığı için ve olumsuz gözle baktıkları için bunun bir hastalık olması gerekmektedir. Bu durumda tedavisinin olması gerekir büyük ihtimalle. Ancak pek çok uluslararası sağlık örgütü bunun tedavi edilebilen bir hastalık olmadığını - daha doğrusu herhangi bir hastalık olmadığını - kabul etmektedirler. Bu durumda nasıl sonradan kazanılmış olabilir ki ?
  • İnsanların bunu geç yaşta farketmesinden dolayı pek çok arkadaşımız bunun sonradan kazanıldığını düşünmekte. Fakat eşcinsellik doğuşla başlar kişiliğin oturmasıyla ortaya çıkar. Bu doğal bir süreçtir. 5 yaşında neyi farkedebilirsiniz ki ?
  • Cinsiyet oluşumu ana rahminde gerçekleşen bir durumdur. Doğumdan önce. Ben eşcinselliği dişi veya erkek bireylerin bir farklılaşması sonucu oluştuğunu düşünüyorum. Bu durumda sonradan kazanılması mümkün değildir.
  • İnsanların hormonlarının farklı şekilde sentezlenmesinin eşcinsel hayat yaşamaya sebebiyet verdiği bilimsel bir çok araştırmada ispatlandı. Bu hormonal bozukluk da insanın doğumuyla başlamaktadır.
  • Madem ki bu bir seçim. O zaman mukayese yeteneği olmayan veya çok kısıtlı olan hayvanların eşcinsel davranış sergilemeleri nasıl açıklanabilir. Neden bu durum doğaya aykırı nitelendirilir ? Bu aslında doğanın taa kendisi değil midir ? ( En Sevdiğim Cevap )
    "İleriki günlerde yukarıdaki arkadaşın verdiği cevapta olmak üzere "Hayvanlarda Eşcinsel Davranışlar" isimli bir araştırma daha yapıp onlar hakkında da bir yazı paylaşacağım."
  • İnsaların ruhlarının bir cinsiyeti yoktur. Öldükleri vakit cinsiyetten bağımsız olarak ahirete gideceğiz. Bu durumda eşcinsellik kavramı insanın ruhu gereği doğasında olan bir şeydir.
    "Yukarıdaki yorum çok ilginç geldi. Ruhların cinsiyeti olmaması konusunda bilgim yok. Bunu araştıracağım. Ancak gerçekten öyleyse çok güzel bir noktaya değinmiş demektir arkadaşımız."
  • Pek çok din alimi eşcinselliğin Allah tarafından bir imtihan olduğunu, Allah'ın kulunu sınadığını söylüyor. Bu durumda kaderimde olan bir şey bu. Sonradan kazandığım bir şey değil.
  • Madem ki bu bir seçim. Hetero arkdaşlara ne zaman seçtiklerini sormak isterim? Cevabınız yok değil mi ? Çünkü seçmediniz ; böyle doğdunuz. O zaman neden eşcinselliğin doğuştan geldiğini kabullenmekte bu kadar zorlanıyorsunuz ?
  • Bu yaşıma kadar tek bir an bile kızlardan hoşlandığımı düşünmedim. Eğer ki bu sonradan kazanılan bir şey ise öncesinde benim en azından bir kez kızlara ilgi duymuş olmam gerekirdi. Öncesi olmayan bir şey nasıl sonradan olmuş olabilir ki ?
  • Merak edip ailemde geçmiş kuşaklarda eşcinsel olup olmadığını araştırdım. Bunu sorguladığımda benden bir önceki kuşakta yakın bir akrabamızın da eşcinsel olduğunu öğrendim. Böylece bu durumun insanlar üzerinde baskın olmayan bir genle taşındığını düşünüyorum. Bu şekilde doğumunuzda çok ufak bir ihtimalle sizde bulunabiliyor. Sanırım ben şanşlı olanlardanım =)
  • Belli bir zamanda, belli bir yerde herhangi bir insan olarak doğdum. Sonrasında bebek ve çocuk olduk. Halen insanız. Sonra büyüdük ; kadın ve erkeği tanıdık. Halen insanız. Sonrasında içimizden gelerek erkeklere ilgi duymaya başladık - tıpkı bir erkeğin kıza ilgi duyması gibi -. Halen insanız. Şimdi diyebilirsiniz bak sonradan eşcinsel oldun. Hayır öyle değil. Tanrı beni eşcinsel yaratmış ve ben benliğimi, beni etkileyen bir erkek görünce farketmişim.
  • Eşcinsel olmak ; hem bir erkeği hem bir kızı sevmeyi eksiklik olarak görüyorlar. Halbu ki bu bir eksiklik değil, güzelliktir. Tanrı eksiklerden uzaktır. Bizi böyle yaratmıştır.
  • Daha 4-5 yaşlarında eşcinsel davranışlar göstermeye başlamışım. Daha neyin ne olduğunu bilmiyorken bunu yapmışım. Daha bir şeyleri tercih etme yetisine sahip değilken. Daha hiçbir şeyi ayırt edemediğim bir yaşta bunu yapıyorken nasıl seçim yaptığımı söylerler ?

Eşcinselliğin İki Durumda Da Kazanılabileceğini Savunanların Ortak Yorumları ;
  • Aslına bakarsanız iki iddia da doğru olabilir. Elbetteki doğuştan itibaren hiçbir sorun yaşamamış, iyi bir aile hayatına sahip, arkadaşlarımız da bir şekilde eşcinsel hayatı yaşamaktadırlar. Buna rağmen çocukluğunda çeşitli cinsel istismarlar ve psikolojik etkilere bağlı olark cinsel yöneliminin değiştiğini bizzat kabul eden eşcinseller de mevcuttur. Bu durumda ben iki iddianın da doğru olabileceğini düşünüyorum.

Evet arkadaşlar, bana iletilen savunma yoruımları bunlar. İçerisinde size doğru gelen de vardır, yanlış gelen de. Bunları yazarken sadece insanların yaptığı savunmaları yazdım. Hiç bir düşünceyi bir diğerine üstün tutmadan, doğru yanlış diye ayırmadan. Şimdi soracak olursanız e bilader senin fikrin nedir diye ? Nacizane kendi fikrimi altta yazayım.
"Sonradan kazanılabilen her türlü şeyden yeterli irade ve kararlılıkla sonradan vazgeçilebilmesi gerekmektedir. Kendinize samimiyetle şunu sormanızı isterim ; bırakın çevrenizi dünya genelinde bundan vazgeçebilmiş ve hetero hayatını tamamen sağlıklı bir şekilde yaşadığına inanan insan gördünüz mü ? Ben görmedim. Şaklabanlar dışında."
Ancak bu araştırma benim fikirlerimi biraz değiştirdi. Eskiden, "sonradan kazandım" diğen insanları hiç bir türlü anlamıyorken artık onlara hak vermeye başladım. Bu durumda iki durumun da artık "kabul edilebilir" sebepleri olduğuna inanıyorum. Araştırmada soru sorduğumuz ve cevap veren tüm arkadaşlarıma teşekkürlerimi sunuyorm. Kafamızdan boş bir yazı yazmamış olduk.
Konu Hakkında Yorumlarınızı Aşağıya Yazabilirsiniz.


Araştırmaya Katılan Arkadaşların Facebook İsimleri ;

Ahmet Solmaz - Alaz Mete Erdener - Ali Mikah Martin - Alp Adrian - Alper Kedy - Alperen Alp - Alpper Eserr - Altuğ Han - Arda Genç - Arf Erdinç -
Aşıksan Roman - Bartu Akın - Batu Vertrauen - Berk Chance - Berkan Haznedar - Burak Tandoğan - Burak Can - Burak Akın - Can Korkmaz - Can Kayalp - Cundy Muns - Damien Freyja - Davin Juan Bloom - Deniz Aslan - Dostum Reco - Ece Naz - Ediz Erkin Elmastaşoğlu - Efsane Sadem Arel - Elif Yılmaz -
Emir Can Germonetta - Emre Eskiocak - Eqemen Thomas - Erdi Er - Erhan Aşkadamı - Fatih Maknik - Gamze Yaylim - Gökhan Kılıç - Gölge Ritüeli -
Jhon Trovolta - Kerem Pars - Koray Seven Kayseri - Marsheal Osiris - Maximilian Wagner - Mehmet Uzun - Mehmet Can - Mehmet Baran Ayza -
Meriç Kılıç - Mert Karaman - Mert El Khalisi - Murat Umut - Mustafa Yücedağ - Okan Okanoğlu - Omer Sevik - Onu Can - Osman Ateş -
Ömür Taşar - Özkan Sarı - Semih Bornovalı - Sercenk Demir - Serkan Var - Soner Erdemir - Şirin Kaya Kalender - Tarik Ağ - Tolga Canaş - Tolga Alp - Toprak Sarnıç - Umut Yalçın - Umut Zuzu - Yekzan Demircioğlu Ateş - Yıldırım Güneş - Zbigniew Berezhko

Tüm Yorumlar

İçinde Halen Daha Temiz Kalmış Bir Şeyler Saklayan Blog Sahibi "Gökhan elKhalisi" (:

Gökhan El Khalisi

6   yorum

Adsız dedi ki... 13 Ağustos 2012 13:12
hala doğuştan mı sonradan mı olduğu konusu tartışılıyor ya. bunca yıldır (ailemin de etkisi var tabi) dinle iç içe büyüdüm çok araştırma yaptım, bazen bulduğum sonuçlardan dolayı çok ağladım ama bazen de bi çıkış yolu bulduğum da çok mutlu oldum.. bunun nedeni Kur'an-ı Kerim'de de bu konunun ayrıntılı olarak yer almamasıdır.. yer alan tek şey lut kavminin sapkınlığıdır... bunu eşcinselliğe yönlendirenler bozguncuların geri zihniyetcilerin cahillerin ta kendileridir.. aslında hüküm vermek sümm'e haşa bana düşmez ama imanım bana şunu söylüyor ki Allah-u Teala'nın şirk koşanlar dışında tüm kullarına hatta müşriklere bile rahmetini merhametini esirgemediği bi dünyadaeşçinselliği de ya da eşcinsel olanları da merhametine rahmetine tabii tutacaktır.. bundan hiç şüpheniz olmasın.. şöyle bir düşünürseniz salih amel işleyen Kur'an okuyan ve sadece arapça okuyup onla yetinenler gibi değil onu yaşamına nakşettiren namaz kılan yada kılması önemli değil inanan imanlı bi eşcinselle bunlardan yoksun bi hetero Allah katında ( tabi en doğrusunu Allah bilir) kanımca daha hayırlıdır.. çünkü dinimiz islam'da en önemli şey NİYETTİR. ve niyetimiz de tabii her zzamn salih yolundan olmalıdır.. ben daha 17 yaşındayım ve Allah'a inancım sonsuz olduğu için dinimi en uygun şekilde yaşamıma geçirdiğim için mutluyum ve Allah'tan hiç bir zaman ümidimi kesmedim kesemem de bu imanı zerre kadar olmayanların yoludur çünkü.. bundan dolayıdır ki bir çok eşcinsel hiç bir araştırma yapmadan kesip atıp haşa Allah'a inanmıyorlar dinimzde yerlerinin olmadığını zannediyorlar.. yazık gerçekten yazık.. ilk emir 'İKRA= OKU!' sadece bu ayet-i kerime bile dinimzde eşcinselliğin yerinin olduğunu gösteriyor anlayıp tefsir okuyana tabii.. vel hasıl-ı kelam hala bu eşcinselliğin doğuştan mı sonradan mı olduğuna takılmayın artık.. değişin artık değiştirin kendinizi ve çevrenizi.. hep aynı kalıyorsunuz hiç bir gelişme gösteremiyorsunuz yada gösteremiyoruz böyle devam ettikçe... BİZ EN ÖNEMLİSİ İNSANIZ VE ŞANSLIYIZ ELHAMDÜLİLLAH MÜSLÜMANIZ.. her şey bizim elimizde yeter ki Allah'tan ümit kesilmesin.. selam ve dua ile öpüyorum herkesiii alnındann :)
teşekkür ederim Alp'im değerli yorumun için. Din konusunda söylediklerine tamamen katılıyorum. Zaten bu konuda da geniş bir yazı yazmayı düşünüyorum. Ancak bildiğin gibi havadan yazılmış bir yazı olmaması için bir hoca vb birilerinin desteğiyle bunu yapmak istiyorum.

Neyse tekrar niye bu tartışmayı gün yüzüne çıkardığımın sebebi yazıda da söylediğim gibi hetero olan insanların yerine, işin içindeki insanların görüşlerini dinlemek içindi. Açıkcası fikrimin değişeyeceğini düşünmüyordum ben - ki haklı olduğumu düşündüğüm konularda fikrim çok zor değişir - ancak bu konudaki fikrim doğuştan olduğuna inanıyorken artık gerçekten sonradan da olabileceğine ikna oldum. Böylece insanların birbirleri hakkındaki düşünceleri değişebiliyor ve bazı ön yargılar ortadan kalkabiliyor :) Mucka tekrar yorumun için :)
Adsız dedi ki... 13 Ağustos 2012 14:18
önemli değil hayatım hep arkandayım ;) bıktım zaten artık böyle konulardan daha doğrusu bu kadar cahil gay olmasından neyse öpüyorum seni bebeeeğiiimmm :D
muahh aşkısı .d arkada sen varsan sakata gelmeyiz :D :D :D
Adsız dedi ki... 13 Ağustos 2012 20:43
beni biliün her türlü :)
Adsız dedi ki... 10 Kasım 2012 07:08
Ben heteroseksüel yönelimi olan bir insan olarak eskiden olan eşcinsellere kötü bir gözle bakmayı bıraktım. Bence heteroseksüel insanlardan çok daha iyiler bu benim şahsi görüşüm. Bütün yönelimler doğuştan kazanılır sonra kazanılmaz. Çünkü insanın içinde vardır o ruh. Eşcinsellerin hiç bir suçu yok yönelimleri konusunda. Hor görenlere şunu söyleyeyim bir ateist olarak: tanrınız eşcinsel kavimleri helâk etti. Tamam, Lut kavminde aşk yoktu şehvetle erkeklere(eşcinse) yönelim vardı. Tanrı eşcinsel inanları yanlış yarattı. Eğer hor görecek birini istiyorsanız eşcinselliği-transseksüelliği ruha kazandıran "TANRI"'nızı hor görün. Hiç birşey bu insanların suçu değil. Çok şükür ki eşcinseller benim gözümde değerli insanlar artık. Hiç bir zaman yok olmayacaksınız GABİLE'nin şanslı çocukları :)..

Yorum Gönder

Cancel Reply