İletişim Formu

 

Tanrı'ya Bir Soru Sorabilir miyim ?


Eğer yazının başından ateist bir gencin sıkıntılı veya dolambaçlı sorularını okuyacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Belki bu hoşunuza gidecektir veya gitmeyecektir; ama ben de inananlardanım, çok şükür! Ben iki türlü inanan olduğuna inanıyorum. Aslında şimdi düşünüce iki tür olabileceğine inandım. Yani daha önceleri yoktu böyle bir düşüncem. Neyse ilk grup "soramadan inananlar." Sorgulamadan yaşayanlar. Zira din dogmatiktir, değil mi zaten ? Kuralları kesin olan, yoruma açık olmayandır. Bir bakıma güzel olanı da budur. Tabir ne kadar doğru olur bilmiyorum ; ama anlamanız için şöyle bir benzetme yapacağım bir şablon niteliğindedir, hayat için bunlar. Ancak ne yalan söyleyeyim, ben pek de bu tür inanabilen insanlardan değilim. Bunda kesinlikle yanlış dediğim veya eleştirdiğim bir şey yok. Hatta kimine göre dini sorgulamak, küfre bile girmekte. Belki olduğum kişi yüzünden kafam karışık, bilemiyorum. Fakat bunu söylediğim için olduğum kişiden nefret ettiğimi veya istemediğimi düşünmeyin ya da yazacaklarım ve soracaklarım için üzgün veya depresif bir halde olduğumu sanmayın. Şuanda olabildiğim en ciddi ruh halimdeyim ve tamamen samimi bir şekilde yazıyorum söylemek istediklerimi. Samimi olarak şunu söyleyebilirim ki "iyiki Gay'im." Bu benim zenginliğim, bu benim en güzel noktam ve merak ediyorsanız ; evet dünyaya tekrar gelebilsem yine "Gay" olmayı isterdim şuanda. Dışarıdaki, İstanbul'un 11 milyonluk kalabalığı arasındaki en büyük farklarımdan biri bu. İşte belki bu yüzden biraz daha sorgulayarak; ama - haşa - isyan veya yok sayma olmadan soru sormayı seviyorum. Tabiri caizse, ben babasının tüm laflarını sesini dahi çıkaramadan dinleyen değil, biraz da onunla konuşarak dinlemeyi seven bir insanım. 

Neden insanlar Tanrı'ya soru soramazlar ki ? Neden bu bir sorun olsun ki ? Neden soru sormak Tanrı'ya inanmamayı gerektirsin ki ? İnanan olduğuma göre kabul ediyorum ki; "Allah doğunun ve batının, yerin ve gökyüzünün arasında kalan en ufağından en büyüğüne herşeyin yaratıcısı ve sahibi. Hamd olsun ki ona geldik ve ona döneceğiz." Evet doğru, buna inanıyorum. Peki böylesine harika bir şeyi yaratabilme gücüne sahip olan bir Yaratıcının yarattığı dünyayı ve koyduğu kuralları algılama konusunda sıkıntılarım olduğunda,  insanlar neden soru sormamın kötü olduğunu düşünürler ki? Allah: "herşeyi insanoğlu için yarattım", diyip bize olan sevgisini gösterirken, neden biz, biraz olsun samimiyetle Allah'a yakınlaşarak soru sormaya korkarız ? Allah bana soru sormayın mı demiştir ki ? Ya da gerçekten böyle bir gerçek var da benim cahilliğim mi bu ? Bilmeden bir günah mı işliyorum ki sorarak ? Herneyse, dediğim gibi ben ikinci grup içerisindeyim ve bu akşam olduğum kişiyi ne kadar sevsem de gerçekten sormak istediklerim var ;
  • Aşk'ın hiç bir türlüsünün günah olduğunu düşünmeyen biri olsam da; yine de diğer insanların dediği doğruysa ve gerçekten eşcinsel aşk günahsa, Allah insan ırkını Kadın ve Erkek diye ikiye ayırdığında böylesi harika bir duyguyu hemcinslerimiz için de hissedebileceğimizi düşünmemiş midir ki ?
  • Yani elimi önümdeki masaya koyarak, suç işlemiş ve kabul etmiş bir çocuğun babası karşısında kafasını kaldıramadan ; ancak tüm samimiyetiyle konuşması gibi, neydi ki hemcinsime de bu harika duyguyu hissetmenin kötü - günah - yanı ?
  • Bir kadının dudağının, dudaklarıma değmesinin yerine bir erkeğin dudağının sıcaklığını hissetmenin yanlış olan noktası neydi ki ? Yani bu kime zarar verebilirdi ki ? 
  • Karşımdaki de beni aynı tutkuyla istedikten sonra sırf "nikahlanamıyoruz" diye beraber olmamızın zararı neydi ki ? Üstelik nikah yolu vardı da biz mi bu yolu seçmeden birliktelik kurmaya çalışıyorduk ki ? Bu neden bizim suçumuz sayılmıştı ki ?
  • Eğer ki biz beraber olsaydık, tüm insanlar eşcinsel mi olacaktı ki ? Yani insanoğlunun çoğalması mı engellenecekti? Zaten kaç milyar insan değil miyiz ki ? İçlerinden bir kaç milyonu da çoğalmasaydı neslimiz mi tükenirdi ki? Bu dünyayı bu kadar sayıyla bile yeterince sömürmüşken, kârlı bir durum bile olmaz mıydı ki ?
  • Ben içimde sadece hemcinsime olan bir aşkı büyütebiliyorken, bunu inkar edip bir kızın elinden tutup onunla bir hayat kursam, belki çocuklarım olsa - ki belki değil, sonuçta çocuk yapmaktan uzak değilim - taktığım maskeyle bu hayatta ömür boyu sürecek bir cehennemi yaşayarak, diğer tarafta ki cenneti mi kazanacaktım ki ? Kıyasa girersek tabii ki bu büyük kazanç olurdu, buna da lafım yok; ama buradan şu soruya geçmek istiyorum ; böyle bir cehennemden sonra cenneti kazanacaksam orada, herkese vaad edilen "güzel eşler" bende hemcinsim olmayacaksa cennetin gerçekten anlamı neydi ? Yok erkek olacaksa da buradaki cehennemin gerçek sebebi neydi ? O tarafa geçtiğimde tüm fikirlerim değişecekse Allah'ım tarafından ve karşı cinsime ilgi duyabileceksem - ki bundan uzak değil Allah ; "şüphesiz o herşeye hakkıyla gücü yetendir" - buradaki ömürlük azap için gerçekten çok fena şeyler yapmış olmam gerekmez miydi ? 
  • Benim okuduğum ve bildiğim tüm büyük günahlar hatta küçükleri bile, doğrudan insan nefsini hedef alan, kendimizi terbiye ederek ve tevbe ederek uzak durabildiğimiz şeylerdi. Üstelik hepsinde bariz şekilde görünen zararlar vardı, ya kendine ya da çevrene verdiğin. Neyse yani insan gerçekten, hırsızlık yapmaktan uzak durmak isterse, durabilirdi. Yalan söylememeyi gerçekten isterse, söylemezdi. Allah'a şirk koşmak istemezse, koşmazdı. Birini öldürmeyi, ondan ne kadar fazla nefret etse bile istemezse, kendisine hakim olabilirdi. Şimdi ben burada neyi yanlış yaptığımı sormayı istiyorum Allah'ıma. Zira Allah'ım biliyor ; olduğum kişiyi kabullenmeden önce bitmek bilmeyen gecelerim oldu, gözlerim acıyana kadar ağlayarak geçen. Bu buraya yazıldığı kadar kolay gelmesin şuanda okurken sana. İnsan sadece ailesinden birini kaybettiği zamanlarda veya büyük felaketlerle karşılaştığında gözleri acıyana kadar ağlar. Sıradan göz yaşları değildi yani. Neyse işte bu kadar ağlayıp uzak durmak istediğim, hatta kendimden ve tüm böyle olan insanlardan nefret etmişken, hatta işi bazı psikolog ve din adamlarının dediği gibi ileriye götürüp kız arkadaşım olmasını bile sağlamışken, birden fazla kez kız arkadaşlarıyla olmaya çalışmış ve olmamışsam, üstelik bu sefer bunu başaramadığım için kendimden de nefret etmeye başlamışsam, dünya üzerindeki cehennemin 7. katını yaşamışken o zamanlar, şimdi tüm samimiyetimle sormak istiyorum ; halen aynı şeyleri hissediyorsam bunun benim nefsim üzerindeki hakimiyetle alakası nedir ? Yani bu bir hakimiyet sorunuysa, bunu ben gerçekten -  gerçekten çözemiyorsam, o kadar değişmek için dua bile ettiysem, üstelik hemcinsime aşık olmamın kimseye en ufak bir zararı dahi olmamışsa, neydi burada işlediğim günah ?
  • Ben hâlen, kimine göre beni lanetleyen, kimine göre beni sonsuz cehenneme atacak olan, kimine göre öldürülmemi isteyen, kimine göre beni hastalığın dibi olarak gören bir yaratıcıya ; Allah'ıma Tapıyor ve ona şirk koşmuyorsam, tüm bu söylenenlere rağmen yüreğimin her noktasında imanım sürüyorsa, halen Allah'a bu kadar bağlıyken aynı anda bir erkeğe aşık olabiliyorsam yanlış olan nedir burada ?

"Şüphesiz ki her şeyin doğrusunu Allah bilir, içimizde sakladıklarımızı da dışarı vurduklarımızı da." Bunu söyleyip de çoğu kişi soru sormaktan korkuyor. Allah içimizde sakladıklarımız da, dışa vurduklarımızı da bilendir. Benim burada yazdıklarım, sadece hataları olan/olabilecek bir kulun kalbinden geçirdikleridir. İçinde taşımasının ağır gelmesidir. İçinde tutmasının gereksiz olduğuna inanmasıdır. Ben söylenenlere inanmıyorum. "İnandığın ne o halde", diyorsan, "Allah'ın bağışlayan, tüm kötülüklerden uzak ve kusursuz olduğuna" inanıyorum ve aşkın hiç bir zaman - kendin dahil kimseye zarar vermediği sürece - günah olmadığına, olamayacağına inanıyorum - kime aşık olduğunun önemi olmadan. -

İnansanız da inanmasanız da soru sormaktan korkmayın. Tabii inanıyorsanız, şirke varmadan (: Hele ki inananlardansanız sizi Yaradan'la konuşmaktan asla vazgeçmeyin. Size tüm söylenen kötü şeyleri bir kenara bırakın. Tamamen yok sayın diyemem, yanlış söylemekten korkarak. Fakat doğrularsa bile; Yaratıcı'nıza yüz çevirmek yerine, siz Allah'ınıza el açın. Kalbinizin en derin yerinde O'nunla konuşmaya devam edin. Cevap almadığınızı sansanız da "O her zaman duyandır, görendir." Allah her zaman yanımızda olsun. İnansanız da inanmasanız da sadece; Sevin, Sevin, Sevin ve bir daha Korkularınız olmadan Sevin !

Belki canınızı acıtacak; ama çok hoşuma giden - bilinenin aksine Küçük İskender'in değil, İbrahim Afşin isimli şairin"Agnostik Sevdam" isimli şiirine ait olduğu söylenen - bir kıtâyı sizlere gönderiyorum ;
Biliyorsun değil mi ?
Seni benden sormayacaklar,
Nikah düşmeyecek ikimize.
Zina sayılacak, aklıma her düşüşün...
Tenlerimiz helâlleşmişti oysa,
Tanrı erkeği seven bir erkeği yarattığı gün.
ve en sevdiğim duamla bitiriyorum ;

Allah'ım benden vazgeçme, bizden vazgeçme...

Tüm Yorumlar

İçinde Halen Daha Temiz Kalmış Bir Şeyler Saklayan Blog Sahibi "Gökhan elKhalisi" (:

Gökhan El Khalisi

8   yorum

Kuran`da Allah`ın bir çok özelliğinden bahsedilmektedir. Bunların arasında en çok vurgulanan Rahman ve Rahim (merhametli ve affedici) olmasıdır. Allah`ın çok affedici olduğu, kendisine ortak koşulması dışında dilediği her hatayı affedebileceği Kuran`da defalarca bildirilmektedir. Tebrik ederim yeni yayın hayatını başarılar dilerim kardeşim.
Çok teşekkür ederim. 4. ayını tamamlayacak blogum ilerleyen günlerde. Yavaş yavaş da olsa bir şeyler doldurmaya çalışıyoruz :) Benim de inandığım, senin de söylediğin gibi; tüm her şeyin ötesinde Allah'ın Rahman ve Rahim olduğu gerçeğidir. Yaşadığımız tüm zorlukları bilen de O. O yüzden dinden yana çok fazla korkum yok, en azından henüz (: Yalnız bir şeyi söylemeden geçemeyeceğim. Allah'ın affetmeyeceği tek günah kul hakkıdır diye biliyorum.
aslında senin gibi düşünen ve yaşayan arkadaşlarımı gördükçe gurur duyuyorum eskiden eşcinselsen inançsız olmalısın gibi bi anlayış vardı ve kendini tamamen bitiren neyi neden yaptığını bilmeden isyan edenleri o kadar çok gördümkü bazen diyordumki ya bende onlar gibiyim ama inancım okadar güçlü benmi yanlışım onlarmı diye çok üzülürdüm seneler önce ama artık seni ve senin gibi düşünen arkadaşlarımı gördükçe iyiki inançlarımdan sapmamışım diyorum ve şükrediyorum sizlerle gurur duyuyorum allah yardımcınız olsun her türlü hem maddi hemde manevi olarak yar ve yardımını esirgemesin.kocaman sevgilerle.
Benim inandığım Kur'an-ı Kerim'de sadece Lût kavmi üzerinden eşcinselliğe bir yaklaşım var. Ancak onların yaptıklarıyla benim yaşadığım hayat arasında milyonlarca fark var. Ne bir Allah'ın peygamberini öldürmek istedim, ne yoldan geçen adamları ilişkiye zorladım, ne eşcinsel olmayanlara zulüm ettim, ne yurtlarından ettım eşcinsel olmadıkları için. Ne evliyken karımı bırakıp erkeklere yanaştım. Ne de sokak ortasında alelade ilişkiye girdim biriyle. Bunlardı Lût kavminin yaptıkları ve bunların toplamı sebebiyle azâp gördüler. Benim eşcinselliğimle bunların alakası yok bana göre. O yüzden din konusunda içim rahat şuan için (:
Açıkçası gerçek bir Müslüman ilim ve fene tam anlamıyla sahip olup, sahip olduğu bu bilgiler çerçevesinde sorgulayarak, sorguladıkça güzelliğini görerek inanmalıdır..

Sorgulamadan, sormadan etmeden, hatta hiç anlamayıp arapça kelimeleri tekrarlayarak inanılan İslamiyet değil yüz yıllar içerisinde insanların istediği yönde evrimleştirdiği dindir. Kur'an nasıl ki bir bilim kitabıdır aynı zamanda, coğrafyadan, biyolojiden, fizikten bahsetmektedir, biz neyin kafasıyla anlamadığımız ibadetlerde ısrar ediyoruz?

İnandığım dinin eşcinselliği dışladığına inanmam büyük bir çelişkidir. Ama bu düşünce iklimine girebilmek için bolca okumak, okudukça sorgulamak, sorguladıkça tekrardan Tanrıya yönelmek ile gerçekleşti. Bazılarının dediği gibi sorgulamayacaklarını düşünenler ise bu dinden soğumak zorunda kalan biçare insanlardır. Tanrı yarattığını sever ve yalnız bırakmaz..

Ayrıca şarkılarından bazılarını alıp kendi listeme ekleyesim geldi; ama geç olduğu için uğraşamıyorum.. Çok beğendim listeni bebek..
Gerçekten haklısın söylediklerinde. Keşke insanlar soru sorabilseler ve tek olan ezbere konuşan yerlere değil de farklı farklı görüşleri olan insanlara sorabilseler. Dediğin gibi sormadan, sorgulamadan dini yaşamaya çalışanlar ise - hele ki eşcinsel ise - dinden soğuyup ateistlik ve türevlerine yöneliyorlar. Çevremdeki bir çok arkadaşımdan dolayı biliyorum bunu.

Ne yalan söyliyeyim radyoyu ilk senin blogunda görmüştüm. Bazı günler yazı yazmasan bile girip radyonu dinlediğim oluyordu :p Listede yüz küsür şarkım olması lazım ; ama nedense sadece 50 tanesi gözüküyor onu çözemedim :/
Madem bu programı benim bulogtan gördün o zaman bu sorunu çözümü içinde benim gibi ayrı sayfadan yorum yapma şeysini aç. Yoksa yorumları takip edemiyoruz kötü oluyor ok ;)
aslında öyleydi eskiden ama bazı arkadaşlar nereden yorum yapacaklarını görememişlerdi felan :D biraz sıkıntı olmuştu .d daha kullanışlı bir yorum scripti bulabilirsem ayarlamaya çalışırım :)

Yorum Gönder

Cancel Reply